Yemek Ye(me)mek Sizin İçin Ne İfade Ediyor?: Anoreksiya Nervoza

Günümüz dünyasında hepimiz yediğimize, içtiğimize ve nasıl göründüğümüze çeşitli anlamlar yüklüyoruz. Peki dış görünüşümüzü bize ne ifade ediyor? Dış görünüşümüz bizi ne kadar yansıtıyor? Dış görünüşümüzden ne kadar memnunuz?

Bugün sizlere günden güne sayısı şiddetle artan Anoreksiya Nervoza’dan bahsetmek istiyorum.

Anoreksiya Nervoza Nedir? 

Anoreksiya Nervoza, yeme bozuklukları altında değerlendirilen kişinin anormal derecede düşük kiloya sahip olmasıyla endeksli hayatı tehtid eden bir bozukluktur. Anoreksik kişiler, zayıf ve ince görünmek konusunda takıntıya sahiplerdir. Kiloları anormal derecede düşük olmasına rağmen aynaya baktıklarında kendilerini kilolu görmeye devam ederler. Genellikle 12-20 yaş arasında görülür ve erkeklere kıyasla kadınlarda daha sık rastlanır. Toplumun %1-2’si arasında görülebilir.

Nasıl ortaya çıkar? 

Nedeni tam olarak bilinmese de genetik, çevresel ve psikolojik faktörlerin etkili olduğu düşünülmektedir.

Genetik Faktörler: Genetik yatkınlık kesin olarak kanıtlanmasa da farklı genlerin anoreksiyaya yönelik yatkınlığa sebep olduğu düşünülmektedir.

Psikolojik Faktörler: Kişide bulunan başka psikolojik problemler, örneğin depresyon, kişilik bozukluğu veya obsesif kompulsif bozukluk gibi problemler anoreksiya için etken olabilir.

Çevresel Faktörler: Günümüz dünyasında, ince ve güzel olmaya yönelik ardı arkası kesilmez anlayışlar, özellikle ergenlik çağındaki genç kızları ve kadınları anoreksiyaya yönlendiren temel etkenlerdendir. Televizyon veya sosyal medyada maruz kaldığımız 0 beden mankenler ve aşırı zayıf olmaya yönelik acımasız yargılar anoreksiyanın ortaya çıkmasına neden olabilmektedir.

Bununla birlikte, erken dönemde aileleyle yaşanan problemlerin, cinsel taciz vb. olayların bilinçdışı bir şekilde kadın figüründen uzaklaşmaya neden olabileceği ve buna bağlı ‘kadınsı hatları kaybetme’ amacıyla anormal derecede kilo vermeye yol açabileceği düşünülmektedir.

Belirtleri Nelerdir? 

Fiziksel Belirtiler: 

Anormal derecede kilo kaybı

Kansızlık

Düzensiz kalp ritimi

Adet görülmede azalma veya hiç görülmeme

Erkeklerde testis oranında düşme

Saçlarda incelde ve azalma

Tüylerin çıkma süresinin uzaması veya hiç çıkmaması

Kabızlık

Sarıya yakın cilt tonu

El ve ayaklarda belirgin derecede şişme

Kemik Erimesi

Psikolojik Belirtiler:

Yemeklerin besin değerine yönelik ince hesaplamalar

Öğün atlama veya yemeyi reddetme/zorla yemek zorunda kaldığında porsiyonları küçültme

Yemek yendiğinde hissedilen pişmanlık

Aksi iddia edilmesine rağmen kilolu olduğunu savunmak

Bol giysiler giyerek vücudu örtme çabaları

Kaç kilo olduğuna dair sürekli tartılmak

Sosyal hayattan geri çekilme

Öfkeli duygu durumu

Anoreksiya belirtileri hayati değerleri etkileyecek düzeyde düşük kilo seviyesine ulaşmışsa hastaneye yatış gerektirebilir. Dolayısıyla takip edilmesi oldukça önemlidir.

Tedavisi Nelerdir?

Bu süreçte, psikolog, psikiyatrist, doktor ve diyetisyen birlikte çalışmalıdır. Eğer kişi, anoreksi sebebiyle 3 ay içinde normal kilosunun %30’unun altına inmişse hastanede yatarak tedavi edilmelidir. Tedavide medikal ve psikolojik yardım esastır. Bununla birlikte, hasta uyum gönderirse beslenme uzmanları da devreye girer. Anoreksiya tedavisi uzun sürelidir. Çoğu zaman yıllarca sürebilir ne nüksetme oranı da buna bağlı yüksektir. Bu esnada aile, sosyal çevre, hasta ve doktorlar iş birliği içerisinde olmalıdır. Kişinin hayati değerleri normal düzeye indikten sonra terapi desteği ve kabul ederse beslenme uzmanı tarafından diyet uygulaması yapılır. Kilosu düzenli olarak kontrol edilir. (Bazı vakalarda yeme davranışı obeziteye veya  blumia nevrosaya dönüşebilir. Dolayısıyla takibi çok önemlidir.)

Unutmayalım ki Anoreksiya ruhsal hastalıklar arasında ölüm oranı en yüksek hastalıklardandır. Bu oran %10-15 arasında değişir. Dolayısıyla erken tanı ve müdahaleyle kontrol altına alınması çok önemlidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir